Giriş Yap
  Üye Ol!

» » BİR KAYIP MİLLET MEGRELLER


BİR KAYIP MİLLET MEGRELLER


Megreller (Megrelce: მარგალეფე / Margalepe; Gürcüce: მეგრელები / Megrelebi; Svanca: mәzan; Abhazca: Agәrwa), Çoğunluğu, ülkenin tarihsel bölgelerinden biri olan Megrelya'da yaşar. Önemli bir Megrel nüfusu da başkent Tiflis'te ve Abhazya'da yerleşiktir. 1990'ların başında, Gürcü-Abhaz savaşı sırasında, ayrılıkçı yönetim tarafından Abhazya'dan göç ettirilen halkın yaklaşık 180.000-200.000 kadarı Megrel'di.

Tahmini nüfus 1.500.000 – 500.000. Güney Kafkasya, batı Gürcistan'ın alçak arazilerinde yaşarlar. Kendilerine Margali, ülkelerine Samargalo adını verirler. Megrelce Sovyet yönetiminde 20'li ve 30'lu yıllar arasında okullarda, yayınlarda, kitaplarda kullanılmıştır. Bugün de Gürcistan'da Megrelce çıkan birkaç yayın vardır. Resmi olarak Lazca ile Zan adlı bir dil grubunda kabul edilir, iki dil arasında anlaşma zor olsa da mümkündür (özelikle de Lazca'nın Hopa şivesi'yle Megrelce'nin Zugdidi şivesi arasında anlaşma oldukça ileri seviyededir). Yazılı edebiyatı kardeş dili Lazca gibi gelişmemiş olan Megrelce'nin yazımında Gürcü Alfabesi kullanılır.Gürcü-Ortodoks Kilisesi'ne bağlı Hıristiyan'dırlar. Stalin döneminin ünlü devlet adamı L.Beria, ünlü müzisyen Katie Melua, Gürcüce'nin büyük şairi Konstantin Gamsakhurdia, bağımsız Gürcistan'ın Şeverdnadze tarafından devrilen ilk cumhurbaşkanı Zviad Gamsakhurdia, basketbolcu Zaza Pachulia da Megrel'dirler. Megrelce, Gürcistan'ın konuşucu sayısı açısından ikinci büyük dilidir. Didou Nana önemli bir Megrel türküsüdür. Megreller, şarap konusunda uzmandırlar.

Yönetim bölgesi olarak Megrelya, kuzeyindeki Svaneti bölgesiyle birlikte Samegrelo-Zemo Svaneti bölgesini oluşturur ve bu bölgenin yönetsel merkezi Zugdidi kentidir.

TARİH

Eski çağlarda Samegrelo, Kolha veya Kolhis'in (M.Ö. 12 – 13. yüzyıllarda) ve Egrisi'nin(LAZİKA KRALLIĞI) (1. – 7. yüzyıl) bir parçasıydı. 11 – 16. yüzyıllar arasında birleşik Gürcİstan Krallığı'nın içinde yer aldı. 16. yüzyıl ile 1857 arasında Samegrelo Prensliği olarak varlığını sürdürdü ve bu prensliğin yöneticileri Dadiani ailesiydi.

Dadiani hanedanları Megrel olmalarına karşın Megrel halkına çok zalimane davranmışlardır.

Prenslik, Osmanlı İmparatorluğu koruması altında bulunuyordu. 1803 yılında, Çar ve Megrel prensi Grigol Dadiani arasında yapılan bir anlaşmayla prenslik Çarlık Rusya'sının koruması altına girdi. 1857'de Çarlık yönetimi prensliğin varlığına son verdi.

1866 yılındaki Rus işgali, akabinde gelen Sovyet Devrimi ile kendini "Kartvelleştirme-Gürcüleştirme” politikasına bırakmıştır. Aslında Sovyet Devriminin ilk yılları gayet güzel geçmişti. Hatta belki de gün yüzü görmeyen Megrel köylüleri, hayatlarında ilk defa insan gibi değer görüyorlardı. Bu altın çağın getirdiklerini ve getireceği kazançları anlatmak için İsaki Javunia ve Mamanti Kvirtia, Kazakişi Gazeti (Köylünün Gazetesi) isimli bir Megrelce gazete çıkartırlar. Böylece hiç bilmeyen yada çok az Gürcüce bilen Megrel köylüsü komünist sistemin getirdiği fayda ve kazançlardan kendi anadilleri ile haberdar olacaktı. Bu ise şovenist Kartvellerin/Gürcülerin iddia ettiği gibi Megrellerin Gürcü olmadığını kanıtlayacak, tokat gibi bir cevap olacaktı. Çünkü iddia edildiği gibi Megreller Gürcü olsaydı, Parti Yerel Komitesi böyle bir gazeteyi yayımlamayı gerekli görmeyecekti! 1 Mart 1930 tarihinde Gürcistan Komünist Partisinin resmi yayın organı olarak 5 günde bir yayınlanmak üzere Kazakişi Gazeti (Köylünün Gazetesi) yayın hayatına başlar. 10 Mart 1932 tarihinden itibaren ise günlük olarak yayımlanmaya başlandı. Gazetenin tirajı ise 1933 yılında 17.000 olmuştur. İsaki Javunia 3 tane Megrelce kitap çıkartır. 1920 yıllarında ise tüm Gürcistan’ı bu iki Megrel aydının öne sürdüğü ”Megrelya’ya özerklik statüsü” tartışmaları sarmıştır. Ne var ki istenilen sonuç alınamaz. 1926 yılında yapılan nüfus sayımında 242.990 kişi Megrel olarak kayıtlara geçmiştir.


Ne var ki bir Gürcü olan Stalin’in Sovyet lideri olması, daha da acısı başdanışmanı Lavrenti Beria’nın da bir Megrel olmasına karşın, Megrel ve Lazları sindirme ve asimile etme politikası hortlatıldı. Gazete, 1 Ocak 1936 tarihine kadar günlük ve Megrelce olarak yayınlandı. O tarihten sonra adı "Komunari” olarak değiştirildi, Megrelce ve Gürcüce olarak yayınlanmaya başladı. 22 Temmuz 1938 tarihinde ise adı "Mebrjoli” (Gürcüce savaşçı, cengâver) olarak değiştirildi ve tamamen Gürcüce olarak yayınlanmaya başladı. İsaki Javunia ”ilkel kültürleri, yüksek bir kültürün akıntısını çektiği gerekçesi” ile şehit edildi. Bu olaydan sonra 1988’li yıllara kadar Megrellere yönelik herhangi bir çalışma yapılmadı. (1975’te Givi Elieva’nın oluşturmaya çalıştığı ancak günümüzde dahi süren Gürcüce-Megrelce sözlük çalışmaları... v.s. hariç). Ta ki 1989- 1990 yıllarında bazı Megrel aydınlarının verdiği demeçlere kadar. İlki Megrel beyefendi Vano Dgebua’nın; çalışkan bir öğrenciyken, Kartvelist yöneticilerce soyadının Dgebuadze’ye çevrilmesini teşhir etmesidir. Çünkü bir Megrel asla zeki olamazdı. Çok gariptir ki pek çalışkan olmayan kardeşinin soyadı Dgebua kalabilmişti! Tabi bir de unutmamak gerekir: Nugzar Dzhodzua Abhazya’da yaşayan Megrellerden biridir. 1989 yılında Abhaz televizyonuna çıkarak 1930’lardan beri Gürcistan’da "resmî” bir görüş olan Megrellerin Gürcü olarak gösterilmelerini artık kabul edemeyeceğini açıkladı. Kişisel görüşlerini açıklamasının "ödülü” dövülmek, işinden kovulmak, evinin sürekli olarak silahlı kişiler tarafından "ziyaret” edilerek görüşlerinden vazgeçirilmeye zorlanması ve annesinin de yerel Gürcü basınına çıkartılarak oğlunu suçlaması için tehdit edilmesi oldu. Bu durum karşısında diyebiliriz ki: ”Gürcüler özellikle Stalin’den beri Megrelleri kendilerinden saymaya eğilimli olduklarından ötürü hiçbir hak vermediler. Öyle ki Megrelya’da da artan ve gereğinden fazla olan Megrel nüfusu Abhazya’ya doğru pasif bir göçe doğru sürüklediler.”

Megrelya bölgesi tarım alanında son derece verimli olmasına ve Megrellerin köylü ağırlıklı bir millet olmasına karşın kurak Kuzey Abhazya’ya sürüldüler. Dahası Ziraat Fakültesini bile Abhazya’nın Sohum kentinde açtılar. Amaç belli idi: ileride sorun yaratmaması için, hem Megrellerin yüksek nüfus oranı kırılacak hem de Megreller olabildiğince cahil kalacaktı. Bu maksatla da bağımsız olan (Sovyetler Birliği içinde) Abhazya, özerk bir cumhuriyet olarak Gürcistan Sovyet Cumhuriyetine bağlandı. Kolkheti’nin yadigârı olmasına karşın Abhaz Çaçba prensleri ile Abhazlaştırılmıştı buralar (18. yy). Megrellerin vatanlarından sürülmesi işlemi o kadar hızlandırılmıştı ki; Abhazya’da 1886’da % 6 olan Megrel oranı, 1959’da % 39’a, 1988’de % 45,70’e kadar çıkmıştı. Abhaz-Abazalar ise kendi vatanlarında azınlıktaydılar (% 25=100.000). Geri kalan nüfusu da 110.000 kişi ile Ruslar, 80.000 kişi ile Hıristiyan Hemşinliler (Hamşen-Hamşetsu) oluşturmaktaydı. Ancak Megreller kayıtlara Abhazya’da yaşayan "Gürcüler” olarak geçmişlerdi. Abhazlar da bu durumu öyle kabullenmişlerdi. Bu arada Megrellerin içinden Gürcü tezlerini savunacak ve yayacak birçok kişi yetiştirilmişti (Lavrenti Beria, Sergi Makalatia, Tedo Jordania, Tedo Sakhokia, Konstantin Gamsakhurdia, Zviad Gamsakhurdia). Hatta bu kişiler kilit devlet kademelerinde görevler üstlenmişlerdi.


Sovyetler döneminde Abhazya tatil yöresi idi. Görkemli doğasına serpilmiş otellerine adım başında rastlamak mümkündü. Sohum ise Sovyetlerin Paris’i olarak anılıyor, birçok aydın burada yaşıyor, çocuklarını burada doğuruyordu. Sovyetler dağılınca da Abhazya, Gürcistan’dan ayrılarak bağımsız bir devlet olmak istedi. Ne var ki Gürcüler bu duruma pek seyirci kalacak gibi değildi. 1992 yılında Gürcü birlikleri "demiryollarını korumak” bahanesi ile Abhazya’ya girdi. Korkunç şovenist Kartvel savaş sloganı ise: ”Yüzbin Abhazı yok etmek için, yüzbin Gürcüyü feda etmek” idi. Savaşın ilk dönemleri Gürcüler için pespembe bir rüyâ gibiydi. O sıralarda Gürcistan’ın başında Stalin’in Megrel devşirmesi Kartvel faşisti, Zviad Gamsakhurdia vardır. Gürcüler Sohum’u ele geçirip yağmalarlar. Ne var ki Gürcüler karşısında Abhazlarla birleşen Çerkez, Kazak, Çeçen, Karaçay gibi halklar Gürcüleri geri püskürtüp 27 Eylül günü Sohum’u geri alırlar. Tekrar yönetimi ele geçiren Abhazlar; % 45,70 olan Gürcüyü (kayıtlara Gürcü olarak geçenler tamamen Megrellerdir) Güney Abhazya’nın Megrelya sınırındaki Gal (Gali) kentine ve Samegrelo’ya (Megrelya-Samargalo) sürerler. Megrellerin yaşadığı: Çamçia (Oçamçire), Sohum (Sohumkale), Gudauta, Gagra, Tkvarçali (Tkuarçal) artık hiçbir Megrelin yaşamadığı birer Abhaz kenti haline gelir. Bu sürgün esnasında binlerce Megrel günahsız yere Abhaz milislerince öldürülür. Sırf Gürcü oldukları gerekçesiyle, sırf kayıtlara ve resmî belgelere Gürcü olarak geçtikleri gerekçesiyle hunharca katledilir.

Savaş döneminde (1992-1993) Gürcistan’ın Devlet Başkanı Megrel Zviad Gamsakhurdia‘dır. Megrelya’nın Abaşa kentinde doğan Zviad Gamsakhurdia ve yardımcısı yakın dostu Megrel Merab Kostava, bağımsızlığın ilanından sonra iktidara geldiler. Gamsakhurdia’nın ‘Gürcistan Gürcülerin’dir gibi faşist bir sloganla başlayan serüveni ondan daha Gürcü faşisti olan Eduard Şevardnadze’nin onu devirmek için planlar yapması ile sona erer. Abhazya savaşı ile iç savaş çıkar. Gamsakhurdia Megrelya’ya kaçar. Tiflis’i Şevardnadzeciler ele geçirir. Megrel mücahitler Kutaisi hariç tüm Batı Gürcistan’ı ele geçirir. Belki de bağımsız Megrelya’nın ayak sesleridir bunlar. Ancak Rusya’nın desteğiyle Şevardnadze başa geçer ve Gamsakhurdia’nın intihar ederken O’nu destekleyen Megrel mücahitler ile Megrelya’nın Tsalenjikha kentinde zengin olan Megreller; ‘Mkhedrioni’ adlı bir Megrel düşmanı Gürcü çetesince zorla soyguna uğrar, evlerinde değerli ne var ne yoksa alınır.

Gürcüler, Megrelleri Gürcüleştirdiler. Sırada ise Lazlar var.Gürcülerin Lazları hıristıyanlaştırmak ve bu Hıristıyan Lazları Gürcü kilisesine bağlamak dolayısıyla  onları da Megreller gibi asimile etmek faaliyetleri son sürat devam ediyor.

Sonuç olarak günümüzde Megreller; Gürcistan’da bir Gürcü kavmi olarak görülmekte, günahsız yere Abhazya-Gürcistan savaşının tüm acılarını çekmiş, hem Abhazlar hem de Gürcüler tarafından istenmeyen kişiler olarak ilân edilmiş, dahası hâlen daha sürgün olarak Gali (Gal)’de yaşamakta, yersiz, yurtsuz çadırlarda var olma mücadelesi vermekteler. Ve vatanlarından uzakta 250.000 Megrel... Dahası Megreller, Gürcü asimilasyonuna tâbi tutulmaktalar, öz benliklerinden bihaber olup "Gürcü” olarak ve "Gürcücenin bir lehçesini” konuşarak yaşamaktalar.

 

 

Kaynaklar

1.http://www.karalahana.com/karadeniz-forum/index.php?topic=7107.0

2. http://tr.wikipedia.org/wiki/Megrelya




31-05-2013, 21:02
  
Konuya yorum yazabilmek için üye olmalısınız. Üye Ol
Yorum Ekle
Ad/Soyad: *
E-Posta: *
Yorumunuz:
  • bowtiesmilelaughingblushsmileyrelaxedsmirk
    heart_eyeskissing_heartkissing_closed_eyesflushedrelievedsatisfiedgrin
    winkstuck_out_tongue_winking_eyestuck_out_tongue_closed_eyesgrinningkissingstuck_out_tonguesleeping
    worriedfrowninganguishedopen_mouthgrimacingconfusedhushed
    expressionlessunamusedsweat_smilesweatdisappointed_relievedwearypensive
    disappointedconfoundedfearfulcold_sweatperseverecrysob
    joyastonishedscreamtired_faceangryragetriumph
    sleepyyummasksunglassesdizzy_faceimpsmiling_imp
    neutral_faceno_mouthinnocent
Güvenlik Kodu: Okunamayan kodu yenilemek için resmin üstüne tıklayınız
Kodu Yazın: