Giriş yap все шаблоны для dle на сайте newtemplates.ru скачать
 
  • 00:28 – HOPA'DA FABRİKA KURULDU "halk üretiyor, halk işliyor, halk kazanıyor’." 
  • 17:07 – YÖREMİZE ÖZGÜ (Lazca) ARMUT FİDANI ÇEŞİTLERİ DİKİLDİ 
  • 19:23 – BATUM'DA POLİS İLE ÇATIŞTILAR 33 YARALI VAR 
  • 19:14 – 2017 AYDER FESTİVALİ NE ZAMAN YAPILACAK? İŞTE DETAYLAR 
  • 13:23 – LAZCA ÇANAKKALE TÜRKÜSÜ 
  • koltuk yikama


SOVYETLER BİRLİĞİ YÖNETİMİNDEKİ LAZLARIN SÜRGÜN VE ASİMİLASYONU

Sovyet yönetimininin ilk yıllarında oldukça özgür olan Sovyetler(Gürcistan)Birliği Lazları, nüfus kayıtlarına kendi etnik kimlikleriyle kaydedildiler. Lazca okullar açıldı. Laz çocukları kendi anadillerinde eğitim görmeye başladılar. Lazca, 1920’li yıllarda yazılı bir dil haline  geldi. Latin Alfabesi’ne dayalı bir alfabe kullanıma konuldu. Lazca ders kitaplarının yanı sıra, kültür hayatıyla ilgili kitaplar da yayımlanmaya başladı. Lazca tiyatro eserleri  sergilendi, gazete ve broşürler çıkarıldı. Bu süreç içerisinde Çita Murun3xi (= Kızıl Yıldız ) adlı bir de gazete yayına başladı.

Fakat lazlara tanınan bu özgürlükler uzun sürmedi kendisi de aslen Gürcü olan Stalin'in yönetimindeki Sovyetler Birliği yönetimi lazlara tehcir ve asimilasyon politikası uygulamaya başladı.Lazlar 1939’dan başlamak üzere nüfus kayıtlarına ‘’Gürcü’’ olarak kaydedildi. 1937-1938 döneminde Lazların büyük bilim adamı, şair ve Lazca okullar direktörü İskender 3itaşi katledildi. Laz halkının önderleri baskılara uğradı. Laz halkının kültür özgürlüğü gaddarca engellendi. Gürcü okullarında eğitime zorlanarak , Laz dilinin ölü bir dil hale getirilmesi süreci hızlandırılmak istendi.

1949’da, Lazların tarihsel yerleşim alanı olan, bugünkü Batı Gürcistan yöresinden binlerce Laz, Kazakistan’a sürüldü. Toplam nüfusları 20.000’e indirgendi. Bu insanlar sürüldükleri yerlerde eritilmeye çalışıldı. Türkiye sınırlarına yakın bölgelerden, Doğu Karadeniz’de yaşayan Müslüman soydaşlarından kopartılan bu insanların neden böyle bir tehcire tabi tutuldukları ve suçlarının ne olduğu halen anlaşılabilmiş değildir. Tekrar kopartıldıkları topraklarına dönebilmeleri için de hiçbir girişimde bulunulmamıştır.

Kaynak
Dil-Tarih-Kültür-Gelenekleriyle
LAZLAR.
Ali İhsan Aksamaz

 




Yorum Yaz
Sosyal Ağlarımız
  • Facebook
  • Twitter