Giriş yap все шаблоны для dle на сайте newtemplates.ru скачать
 
  • 00:28 – HOPA'DA FABRİKA KURULDU "halk üretiyor, halk işliyor, halk kazanıyor’." 
  • 17:07 – YÖREMİZE ÖZGÜ (Lazca) ARMUT FİDANI ÇEŞİTLERİ DİKİLDİ 
  • 19:23 – BATUM'DA POLİS İLE ÇATIŞTILAR 33 YARALI VAR 
  • 19:14 – 2017 AYDER FESTİVALİ NE ZAMAN YAPILACAK? İŞTE DETAYLAR 
  • 13:23 – LAZCA ÇANAKKALE TÜRKÜSÜ 
  • koltuk yikama


LAZLAR VE GÜRCÜLER

‘’Lazların Tarihi’’ adlı kitabın yayımlanmasıyla birlikte basın, yayın organlarında bazı eksik ve yanlış bilgilendirmelerin yer aldığı gözlemlenmektedir. Bu yanlış bilgilendirmelere türlerinden birer örnek verilebilir :

‘’.. Gürcü kabilelerinden Lazlar …’’

‘’Megreller , Kartvel soy ve dil ailesinden Megrel-Laz , Çan alt grubunu oluştururlar…’’

‘’Bölge halklarından olup günümüzde de varlığınız sürdüren… Lazlar , Gürcülerle aynı soydan gelmektedir …’’

‘’Lazlar ile ırksal akrabalarından Svanlar, Megreller ve Gürcülerin bulunduğu bu dört etnik gruba ‘’Kartveli’ ’deniliyor.’’

‘’… Gürcüler tarihsel olarak, Kartlar , Megrel- Çanlar (Lazlar) ve Svanlar olmak üzere üç boydan oluşur…’’

Bu eksik ve yanlış bilgilendirmeler, eldeki yetersiz kaynakların yanıltmasının farkına varamayan yazarlardan ; bazı terimlerin Gürcü ve Batı dillerinden Türkçe ‘ye yanlış aktarılmasından ; Batılı bazı bilim adamlarının, eski ‘’soğuk savaş’’ dönemi denge hesaplarını göz önünde bulundurarak , ‘’Sovyet’’ çıkışlı yayınlara itibar etmiş olmasından ve bazı yeni terimlerin eski oluşumları da tanımlamada kullanmış olmalarından kaynaklanmaktadır.

 

Sorun Sadece Terminolojik Karışıklıkta mı?

Süphesiz,binlerce yıllık geçmişleri olan Megrel-Laz ve Svan halklarının Gürcü/Kartveli olarak gösterilmesi basit bir terminolojik karışıklıkla açıklanamaz. Sorunun bugününü kavrayabilmek için geçmişe dönmek gereklidir. Stalin, 1913’te şöyle yazıyordu : ‘’Kafkasya’da ilkel kültürlü kendilerine mahsus dilleri olan , ancak edebiyatları bulunmayan bir takım halklar vardır ; üstelik geçiş dönemindedirler, kısmen asimile oluyorlar ve kısmen gelişmeye devam ediyorlar. Onlara nasıl otonomi uygulanmalı?... Farklı diller konuşan ancak kendi edebiyatları olmayan megrellerle,Abhazlarla,Acaralılarla , Svanlarla ,Lezgilerle ve diğerleriyle ne yapmalı ? Hangi ulusa bağlanmalılar?...Kafkasya’daki ulusal problem, geri milletlerin ve halkların yüksek bir kültürün akıntısının içine çekmekle çözülebilir…’’

Stalinin ‘’Kafkasya’daki ulusal problem, geri milletlerin ve halkların yüksek bir kültürün akıntısının içine çekmekle çözülebilir.’’siyaseti 1939’dan sonra fiili olarak uygulanmaya başlandı.

1926 yılı da dahil olmak üzere, nüfus kayıtlarına kendi etnik tanımlarıyla Megrel-Laz olarak  geçirilen insanlar daha sonra bu haklarından mahrum bırakılarak Gürcü/Kartveli olarak kayıtlara geçirdiler. Megrel – Lazlar ‘’ Yüksek bir kültürün akıntısına ‘’(!)çekildi, ama bugün de güncelliğini koruyan ‘’ Kafkasya’daki ulusal sorun’’ çözülemedi.

 

Lazca, Türkçe’nin Doğu Karadeniz şivesi, Rumca/’’Pontus’ça’’ veya Gürcüce’nin bir diyalekti değildir. Dilbilimciler, Lazca ve Megrelce’yi antik,Kolheti dili olarak da bilinen Zan dilinin zaman içinde ikiye ayrılmış ve kendi başlarına gelişmiş iki kolu olarak tanımlarlar.Megrelce ve Lazca konuşanlar arasında yüzde 70-80 arasında karşılıklı anlaşma söz konusudur.

Bazı dilbilimciler Laz-Megrel ve Svan dillerini Gürcüceden ayrı bir dil değil Gürcücenin lehçeleri olarak kabul ederler. Ancak bir Gürcünün bu diller arasındaki temel yapı benzerlerine karşın Laz- Megrel ve Svan dillerini anlaması mümkün değildir.

Sonuç

Bilim ve bilimsel çalışmalar hiçbir zaman ideolojik ve siyasi amaçlar ve bir milleti asimile etme ,kendilerini olmadığı başka bir halk  gibi gösterme amacıyla yapılmamalı, dil ve tarih alanında yapılacak akademik çalışmalar bağımsız araştırmacılar tarafından sadece gerçeklere ulaşma, insanlara doğruyu sunma amaçlı yapılmalıdır. Araştırmacılar ve doğruyu öğrenme amacında olan bütün insanlar belli amaçlarla yazılmış-yazdırılmış -bu propaganda amaçlı bilgileri ve araştırmaları tek doğru olarak kabul etmemeli, verilen bilgileri eleştiri ve mantık süzgecinden geçirmelidir.

Farklı kültürler ve diller bir devlet için ayrımcılık yada bölücülüğün nedeni değildir,o  devlet için zenginlik kaynağıdır.4000 senelik-çeşitli tarihi kaynaklarda geçtiği üzere-bir mazisi olan bir  kültür göz göre göre yok oluyor ,laz kültürüne gönül vermiş insanlarımız ve araştırmacılarımız eğer bu kültürün yok olmasını istemiyorlarsa bu konuda samimi gayret göstermelidir ler yoksa çok yakın bir zamanda bu konuda söz söyleyecek veya araştırma yapacak hiçbir şey bulamayacaklar..

 

 

  Kaynaklar

Dil-Tarih-Kültür-Gelenekleriyle  Lazlar.Ali İhsan Aksamaz

Yazarın Yararlandığı Kaynaklar

1.Bkz.: Muhammed Vanilişi, Ali Tandilava, Hayri Hayrioğlu (çev.) ,  Lazların Tarihi , Ant Yayınları , İstanbul, 1992

2.Ş.Tevzadze (çev.) , Kısa Gürcü Tarihi

3.Bedia leba,halkbilimci Wolfgang Feurstein İle Söyleşi,Ogni Kültür Dergisi, Ağustos 1994

4.Fahrettin Çiloğlu,Gürcülerin Tarihi

5.İslam Ansiklobedisi




Yorum Yaz
Sosyal Ağlarımız
  • Facebook
  • Twitter