Giriş yap все шаблоны для dle на сайте newtemplates.ru скачать
 
  • 18:02 – Kur'an-i Kerim Lazca Açıklaması Haşr Suresi 22-24 Ayetler 
  • 20:44 – İŞTE DÜNYANIN EN TEHLİKELİ YOLU 
  • 00:28 – HOPA'DA FABRİKA KURULDU "halk üretiyor, halk işliyor, halk kazanıyor’." 
  • 17:07 – YÖREMİZE ÖZGÜ (Lazca) ARMUT FİDANI ÇEŞİTLERİ DİKİLDİ 
  • 19:23 – BATUM'DA POLİS İLE ÇATIŞTILAR 33 YARALI VAR 
  • koltuk yikama


LAZLARIN GERÇEK TARİHİ

Lazların tarihi kaynaklarda bahsedilmesi Kolhida Devleti'yle birlikte olmuştur.

Kolhida Devleti'nden İlk defa M.Ö. 8.yy.da Urartu kaynaklarında bahsedilmiştir.
Kolhida uygarlığına ait yapıtlardan ve çeşitli kaynaklardan edindiğimiz bilgiye göre bu devletin kuruluşunda Laz-Megrel ve Abhazya halkları etkili olmuştur.

Gürcülerin Kolhidayı tamamen kendi uygarlıkları saymalarının kökeninde ,resmi tarih yaratma çabaları olarak görmek gerekir.

Kolhida kültürü tamamen Gürcülerin dışında da oluşmuş değildir, ancak Gürcülerin bu kültürdeki etkinlikleri onları Megrel-Lazların,Gürcü soyundan geldikleri mega iddiasına götürecek boyutta değildir. Bu bilgilendirmeden Megrel-Laz soyunun diğer Kafkas soy gurupları gibi tarihin bir döneminde Kolhida medeniyetinin içinde olduğu kolayca anlaşılmaktadır.
Başından beri Mengrel Lazlar Kolhida uygarlığının içinde bulunduklarına göre toplumun kökü Kolhidaya biçilmiş olan 3200 yıllık bir zaman kesitinin ardındadır.

Milattan önceki yüzyıllarda da Doğu Karadeniz kıyılarında hükmetmiş devletin adı Kolhida Krallığı idi. Bu kültüre ve krallığa mensup halklar Megrel-Laz ve Abhaz halklarıdır, bu durum Roma,Bizans ve Yunan kaynaklı eserlerde de doğrulanmaktadır. Kolhida Devleti M.Ö 6 yüzyıldan 1 yüzyıla kadar çeşitli Kartveli-Megrel,Çani-Laz ve Abhaz kabillerini birleştirmişti.

Miladın birinci yüzyılın içindeki dönemde Kafkaslardan batıya doğru kıyı boyunca büyük bir göç dalgası oluyor ve Lazlar Doğu Karadeniz bölgesine yerleşiyorlar.
Bütün bu kaynaklardan çıkan sonuçlara göre milattan önceki yüzyıldan miladi yıllara kadar Kolhida Devleti'ni oluşturan halklar arasında Megrel-Lazların en etkin halk olarak görünmektedirler, diğer fonksiyoner halk öğelerinden Abazgiya,Misiminya, Sanigya gibi halklarla Megrel-Laz halkları bu devletin çatısı altında birleşmişlerdir, bu beraberlik asırlarca tek devletmişçesine gelişmiş federatif bir birliktelikti.63 yılında  Trabzon çevresinde kurulan Pontos Devleti'nin(Trabzon Rum Devleti değil) ortadan kalkması Kolhidanın Romalılarla temasını sağlamış batıya göç eden Lazların Trabzon'a kadar olan sahil bölgesine yayılmaları da bu teması güçlendirmiştir.

Megrel- Laz göçü Pontos Devleti'nin tarihten silinmesine neden olmuştur. Roma kendi sınırları dışında kalan Kolhidadaki Megrel-Laz,Abhazya yönetimini hudut krallığı haline getirmiş devleti de Lazika Krallığı olarak isimlendirmişti.(Milattan sonra 2.yüzyıl)laz ismi de bundan sonra tarih sayfalarına geçmiştir.Bu dönemde Perslerle Romalılar arasında Lazika hakimiyeti için büyük bir mücadele vardı.

Hristiyanlık Lazika' da 523 yılında resmi din olarak kabul edildi.Bu olaylardan sonra , büyük bir Bizans sömürüsünün başladığını görüyoruz.542 yılında Lazlar Bizans ‘a karşı Pers ordusuyla ittifak yaptıkları fakat bu ittifakın uzun sürmediği,Lazların devrin en güçlü devletlerine karşı ayakta kalabilmek için bazen Perslerle bazen de Romalılarla ittifak yaptıkları görülmektedir. Lazikanın Perslerle Bizanslılar arasında bir savaş ve çekişme alanı olarak kaldığı belirtiliyor. 6. yüzyıldaki bu sıkıntılar dolayı bazı bölünmeler olmuş.Lazlar Çoruh , Megreller  Riyon vadilerinde yoğunlaşmışlardır.Bu olaylarla bağlantılı olarak 6. Asırlarda meydana gelen bu Megrel ve Laz göçü sonunda boşalan yörelere Arap istilasından etkilenen Gürcüler yerleşmişlerdir , böylece Mengreller ile Lazlar arasında bir ara bölge oluşmuştur(Acara).
Bugün Hıristiyan olan Megrellerin Kafkasyanın bir bölümünde Lazların da Batum'un batısında kalarak Müslüman olarak yaşamını sürdürmeleri bu tablonun izlerini taşıyor.Tarihçi Teofane’ye göre 689 yılında artık Lazika Krallığı tarih sahnesinde yoktu.8. yüzyıldada Doğu Karadeniz kıyı şeridinde Lazika yok ,nufüsunu Megrel- Lazlar , Abhazalar ve bölgeye sonradan yerleşen Gürcülerin oluşturduğu Abhazya krallığı vardır.

Tarihin en eski devirlerinden biri Kolhida kültürünü oluşturan halkların Abhaz ve Megrel- Lazlar olduğunu isminin Kolhida Devleti olarak tarihi işlevleri sürdürdüğünü milattan sonraki yıllarda Lazika Krallı'ğına dönüşerek yaşamına devam ettiğini ve 7. 8. Yüzyıllarda krallığın etkinliğinin Abhaz halklarına geçtiğini biliyoruz.Gürcülerin milattan önceki yıllarda Kolhida birliğine dahil olmadıkları ve böylece bu dönem kültürüne bir katkılarının bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Ayrı ayrı bölgelere yerleşmiş bu kavimlerden Gürcüler ve Megrel- Lazların birbirleriyle tanışmaları milattan sonra 483 yılında olmuştur.Gürcüler gelen Sasani ordusundan kurtulmak için, Tiflis' i terk ederek batıdaki komşuları Megrel- Llaz ülkesine sığınmışlardır.Bu alışkanlık Arapların Tiflis’i işgallerinde de devam etmiştir.

Daha sonra Kolhida kültürü  ile tanışan Gürcüler bu kültürün öğesi olmuşlardır.5. yüzyılda Kolhida kültürüyle tanışan Gürcülerin bu kültür üzerinde bir etkinlikleri görülmemekte iken 11. Yüzyıldan itibaren ağırlık kazandıkları görülmektedir.1204' te günümüz Pazar(Atina) ilçesinden Batum’a kadar uzanan Lazia Theması (Özerk Bölgesi ) kurulmuştur.

Osmanlı padışahı Fatih Sultan Mehmet Han Trabzon Rum Devleti’ne son verdiği zaman Trabzon'dan Pazar’a kadar olan bölgeyi ele geçirdi(1461).Yavuz Sultan Selim Çaldıran Savaşı’ndan sonra Sinan Paşa kumandasındaki birliklerle Atina(Pazar)’dan Batum’a kadar olan bölgeleri Osmanlı sınırlarına dahil etti(1514).Osmanlıların Lazları dinlerinde serbest bıraktıkları ve Lazların istiyerek Müslümanlığı seçtikleri Osmanlı kaynaklarında belirtiliyor.Lazların İslamiyet i kendi istekleriyle kabul etmeleri 16. Yüzyılın başlarından 1640' lara kadar uzadığı belirtiliyor.

Lazların Osmanlı hakimiyetini , islamiyeti  içten benimsedikleri ve devletin bekası için her türlü fedakarlıkları yaptıkları  görülmektedir ki bunda Osmanlıların ırkçı olmayan yaklaşımlarının da büyük etkisi vardır.Osmanlı Devleti'nin en zor zamanlarında bile devlete asla ihanet etmemeleri ve en zayıf anlarında  Osmanlı Devleti'nin düşmanlarına karşı can siperane savaşmaları bu devleti kendi devletleri olarak görmelerinden kaynaklanır.Batum'dan Trabzon’a kadar olan bölge 1923 yılına kadar Lazistan sancağı olarak isimlendirilmiştir.

(LAZCA Yazarı E.Konakçı (Gazi Üniversitesi Tarih Bölümü)

İletişim:lazona@lazca.org

www.lazca.org

Kaynak :
Lazlar ( M.Recai Özgün )
1)Muhammed Vanilişi , Ali Tandilava (çev. Hayri Hayrioğlu) , Lazların Tarihi, Ant Yayınları,İstanbul,1992
2)Hayri Ersoy, Aysun Kamacı , Çerkes Tarihi , Tümzamanlar Yaıncılık,İstanbul,1992
3)Hayri Ersoy,Dili Ebediyatı ve Tarihi ile Çerkesler , Nart Yayıncılık , İstanbul , 1993
4)Fahrettin Çiloğlu,Gürcülerin Tarihi , Ant Yayınları , İstanbul,1993
5)Gerg Amıcba(çev. Hayri Ersoy ) , Ortaçağ’da Abhazlar ve Lazlar , Nart Yayıncılık,İstanbul 1993
6)Bedri Habiçoğlu,Kafkasya’dan  Anadolu’ya Göçler,Nart Yayıncılık ,İstanbul,1993
7)Stefanos Yerasimos,Milliyetler ve Sınırlar-Balkanlar,Kafkasya ve Orta-Doğu, İletişim Yayınları,İstanbul,1994
8)İslam Ansiklopedisi (Lazlar Maddesi)
9)İslam Ansiklopedisi (Gürcistan Maddesi)
10George Hewitt

 

 




Yorum Yaz
Sosyal Ağlarımız
  • Facebook
  • Twitter