Giriş yap все шаблоны для dle на сайте newtemplates.ru скачать
 
  • 00:28 – HOPA'DA FABRİKA KURULDU "halk üretiyor, halk işliyor, halk kazanıyor’." 
  • 17:07 – YÖREMİZE ÖZGÜ (Lazca) ARMUT FİDANI ÇEŞİTLERİ DİKİLDİ 
  • 19:23 – BATUM'DA POLİS İLE ÇATIŞTILAR 33 YARALI VAR 
  • 19:14 – 2017 AYDER FESTİVALİ NE ZAMAN YAPILACAK? İŞTE DETAYLAR 
  • 13:23 – LAZCA ÇANAKKALE TÜRKÜSÜ 
  • koltuk yikama


LAZLARIN GERÇEK TARİHİ

LAZLARIN GERÇEK TARİHİ

uygarlığı ait yapıtlardan,-laz ve -abaza etkinliklerinin en üst düzeyde bulunduğu ve medeniyetin halkların eserleri olduğu anlaşılmaktadır.
Gürcülerin kolhidayı tamamen kendi uygarlıkları saymalarının kökeninde ,resmi yaratma çabaları olarak görmek gerekir.kolhida kültürü tamamen gürcülerin dışındada oluşmuş değildir, Ancak gürcülerin bu kültürdeki etkinlikleri onları megrel-lazların, soyundan geldikleri mega ıddıasına götürecek boyuttta değildir.


Bu bilgilendirmeden megrel-laz soyunun diğer Kafkas soy gurupları gibi tarihin bir döneminde kolhida medeniyetinin içinde olduğu kolayca anlaşılmaktadır. Başından beri mengrel lazlar kolhida uygarlığının içinde bulunduklarına göre toplumun kökü kolhidaya biçilmiş olan 3200 yıllık bir zaman kesitinin ardındadır.kkolhida adından kez m.ö 8 yüzyılda Urartu yazıtlarında söz edilmektedir.

m.ö da doğu karadeniz kıyılarında hükmetmiş devletin adı kolhida krallığı idi.bu kültüre ve krallığa mensup halklar megrel-laz ve abhaz halkalarıdır.bu durum elen –yunan kaynaklı eserlerde de doğrulanmaktadır.kolhida devleti m.ö 6 yüzyıldan 1 yya kadar çeşitli kartveli-megrel,çani-lazve abhaz kabillerini birleştirmişt..miladın birinciyyı içindeki dönemde kafkaslardan batıya doğru kıyı boyunca büyük bir göç dalgası oluyor ve lazlar doğu karadeniz bölgesine yerleşiyorlar.

Bütün bu eserlerden çıkan sonuçlara göre milattan önceki yy dan miladi yaılara kadar kolhida devletini oluşturan halklar arasında megrel-lazların en etkin halk olarak görünmektedirler. Diğer fonksiyoner halk öğelerinden abazgiya, misiminya, sanigya gibi halklarla megrel-lazlar halklarıbu devletin çatısı altında birleşmişlerdir. Bu beraberlik asırlarca tek devlet imişçesine gelişmiş federatif bir birliktelikti.63 yılında pontos devletinin ortadan kalkması kolhidanın romalılarla temasını sağlamış batıya göç eden lazların trabzona kadar olan sahil bölgesine yayılmaları da bu teması güçlendirmiştir.

Mengrel laz göçü pontos devletinin tarihten silinmesine neden olmuştur. Roma kendi sınırları dışında kalan kolhidadaki megrel-laz ,abaza yönetimini hudut krallığı haline getirmiş devletide lazıka krallığı olarak isimlendirmişti.laz ısmı de bundan sonra tarih sayfalarına geçmiştir.Bu dönemde perslerle romalılar arasında lazika hakimiyeti için büyük bir mücadele vardı.Hristiyanlık lazina da 523 yılında resmi din olarak kabul edildi.Bu olaylardan sonra , büyük bir Bizans sömürüsünün başladığını görüyoruz.542 yılında lazlar Bizans ‘a karşı pers ordusuyla ittifak yaptıkları belirtiliyor.6. yüzyıldaki bu sıkıntılar dolayı bazı bölünmeler olmuş.Lazlar çoruh ve mengreliler ve riyon vadilerinde yoğunlaşmışlardır.Bu olaylarla bağlantılı olarak 6. Asırlarda meydana gelen bu mengreli ve laz göçü sonunda boşalan yörelere Arap istilasından etkilenen gürcüler yerleşmişlerdir , böylece mengreliler ile lazlar arasında bir ara bölge oluşmuştur(Acara).Bugün Hristiyan olan mengrelilerin kafkasyanın bir bölümünde Müslüman olarak yaşamını sürdürmeleri bu tablonun izlerini taşıyor.

Tarihçi Teofane’ye göre 689 yılında artık lazika krallığı tarih sahnesinde yoktu.8. yüzyıldada doğu karadeniz kıyı şeridinde lazika yok .Nufusunu mengrel lazlar , abazalar ve bölgeye sonradan yerleşen gürcülerin oluşturduğu Abhazya krallığı vardır.Tarihin en eski devirlerinden biri Kolhida kültürünü oluşturan halkların abhaz ve mengrel lazlar olduğunu isminin kolhida devleti olarak tarihi işlevleri sürdürdüğünü milattan sonraki yıllarda lazika krallığına dönüşerek yaşamına devam ettiğini ve 7. 8. Yüzyıllarda krallığın etkinliğinin abhaz , abaza halklarına geçtiğini biliyoruz.Gürcülerin milattan önceki yıllarda kolhida birliğine dahil olmadıkları ve böylece bu dönem kültürüne bil katkılarının bulunmadı anlaşılmaktadır. Ayrı ayrı bölgelere yerleşmiş bu kavimlerden Gürcüler ve mengrel lazların birbirleriyle tanışmaları milattan sonra 483 yılında olmuştur.Gürcüler gelen pers ordusundan kurtulmak için, Tiflis ‘i terk ederek batıdaki komşulları mengrel laz ülkesinee sığınmışlardır.Bu alışkanlık arapların Tiflis’i işgallerinde de devam etmiştir.Daha sonra Kolhida kültürü ile tanışan Gürcüler bu kültürün öğesi olmuşlardır.

5. yüzyılda kolhida kültürüyle tanışan gürcülerin bu kültür üzerinde bir etkinlikleri görülmemekte iken 11. Yüzyıldan itibaren ağırlık kazandıkları görülmektedir.Gürcü kraliçesi tamarra devrinde yeni bir akın ile bölge tamamen gürcü yönetimine girmiştir.1204 te günümüz Pazar ilçesinden batuma kadar Lazia Theması (Özerk Bölgesi ) kurulmuştur.Fatih Sultan Mehmethan Trabzon Rum Devleti’ne son verdiği zaman Pazar’a kadar olan bölgeyi ele geçirdi.Yavuz Sultan Selim Çaldıran Savaşı’ndan sonra Sinan Paşa kumandasındaki birliklerle Atina(Pazar)’dan Batum’a kadar olan bölgeleri işgal etti.Osmanlıların lazları dinlerinde serbest bıraktıkları ve lazların istiyerek Müslümanlığı seçtikleri Osmanlı kaynaklarında belirtiliyor.Lazların İslamiyet i kendi istekleriyle kabul etmeleri 16. Yüzyılın başlarından 1640 lara kadar uzandığı belirtiliyor.Lazların Osmanlı hakimiyetini ve Müslümanlığı benimsedikleri ve Türklerle birlikte devlet için her türlü fedakarlık yaptıkları ve Osmanlı devletinin kendi devletleri olarak benimsedikleri görülmektedir ki bunda Osmanlıların ırkçı olmayan yaklaşımlarının da büyük etkisi vardır.Osmanlı devletinin en zor zamanlarında bile devlete asla ihanet etmemeleri ve en zayıf anlarında bile Osmanlı devletinin düşmanlarına karşı can siperane savaşmaları bu devleti kendi devletleri olarak görmelerinden kaynaklanır.Batumdan Trabzon’a kadar olan bölge 1923 yılına kadar lazistan sancağı olarak isimlendirilmiştir.
LAZCA Yazarı E.Konakçı (Gazi Üniversitesi Tarih Bölümü)
İletişim:lazona@lazca.org

Kaynak :
Lazlar ( M.Recai Özgün )
1)Muhaööed Vanilişi , Ali Tandilava (çev. Hayri Hayrioğlu) , Lazların Tarihi, Ant Yayınları,İstanbul,1992
2)Hayri Ersoy, Aysun Kamacı , Çerkes Tarihi , Tümzamanlar Yaıncılık,İstanbul,1992
3)Hayri Ersoy,Dili Ebediyatı ve Tarihi ile Çerkesler , Nart Yayıncılık , İstanbul , 1993
4)Fahrettin Çiloğlu,Gürcülerin Tarihi , Ant Yayınları , İstanbul,1993
5)Gerg Amıcba(çev. Hayri Ersoy ) , Ortaçağ’da Abhazlar ve Lazlar , Nart Yayıncılık,İstanbul 1993




Yorum Yaz
Sosyal Ağlarımız
  • Facebook
  • Twitter