Giriş yap все шаблоны для dle на сайте newtemplates.ru скачать
 
  • 00:28 – HOPA'DA FABRİKA KURULDU "halk üretiyor, halk işliyor, halk kazanıyor’." 
  • 17:07 – YÖREMİZE ÖZGÜ (Lazca) ARMUT FİDANI ÇEŞİTLERİ DİKİLDİ 
  • 19:23 – BATUM'DA POLİS İLE ÇATIŞTILAR 33 YARALI VAR 
  • 19:14 – 2017 AYDER FESTİVALİ NE ZAMAN YAPILACAK? İŞTE DETAYLAR 
  • 13:23 – LAZCA ÇANAKKALE TÜRKÜSÜ 
  • koltuk yikama


Lazebura 2013 yılı 2. Uzmanlar Konferansı İstanbul

Lazebura 2013 yılı 2. Uzmanlar Konferansı İstanbul


Laz kültür hareketinde diyaloğu arttırmayı amaçlayan 'Uzmanlar Konferansı' dizisinin ikincisi 1 Haziran 2013 tarihinde Beyoğlu'nda gerçekleşti. Almanya Lazebura derneğinin düzenlediği bu konferansa tüm laz aydınları ve aktivistler davetliydi. 'Lazca'nın yaşatılması için AB ve diğer Avrupa ülkelerinden örnekler ve proje önerileri' konulu konferansın özetini sizlerle paylaşıyoruz.
1.BÖLÜM
Katılımcılar temsil ettikleri kurumları tanıttıktan sonra, konferansın birinci bölümünde Almanya- Göttingen'den Tehlikede olan Halklar Derneği ( GfBV) temsilcisi Vi3e’den (Rize-Fındıklılı) Kaan Orhon, Avrupa'da kaybolmakta olan dillerin nasıl korunduğuna dair örnekler sundu. Birinci örnek İrlandaca, ikinci örnek konuşanlarının büyük bir kısmı İspanya sınırlarında kalan Katalanca, bir diğeri ise Almanya'nın doğusunda konuşulan Sorbca diliydi. Bu örneklerin arasında son örneğin Lazca'nın durumunu yansıttığı konusunda katılımcılar arasında hemfikirlik oluştu. Devletin desteklemesi durumunda dahi bu dili konuşanların dillerine yeterince ilgi göstermemeleri durumunda Sorbca yok olan bir dil örneği oluşturdu. Yapılan tartışmalar sonucunda Lazca'nın devlet tarafından tanınması halinde dahi, Lazca'nın yaşaması için yeterli olmayacağı anlaşılmıştır. Bu bağlamda dilin resmi olarak tanınması için hukuksal mücadelenin yanısıra halk arasında dil teşviki de Lazcayı yaşatma çabalarında vazgeçilmez unsurlar arasındadır. Halk arasında, özellikle yeni nesil işin Lazcanın popülaritesi sağlanması gerekmektedir. Bu iki aktivitede paralel yürümelidir !

Hukuksal anlamdaki mücadelede Lazlar sadece kendi çalışmalarıyla kalmamalı, aynı zamanda Avrupa'da diller ve haklarla ilgili çalışmalar yürüten sivil toplum örgütlerinin gündemine de gelmelidir. Avrupa Birliğinde verilen siyasi kararları takip etmek, Lazca'nın tanınması, korunması ve teşvik edilmesiyle ile ilgili olumlu örnekler ve kılavuzlar olabilir.
Takip edilmesi gereken bir çalışma da, Avrupa Konseyi tarafından 47 ülkenin imzasına sunulan Avrupa Bölgesel ve Azınlık Dilleri Anlaşması. Ne yazık ki ne Türkiye ne de Gürcistan bu anlaşmayı imzalamamış, böylelikle Lazca her iki ülkede de korunmaya alınmadığı  katılımcıların dikkatine sunulmuştur. Bu anlaşmayla bağlantılı olarak Avrupa Azınlık Araştırmaları Merkezi'nin (ECMI) Gürcüstan'nı azınlık dillerine tutumunu ele alan bir araştırmaya dikkat çekilmiştir. Bu gibi raporlar Avrupa Birliğinin karar organlarında karar esnasında dikkate alınabiliyor. 2013 yılı başında kaleme alınan Laz aydınlarınn Kartvelizme karşı deklarasyonu destekleyecek nitelikteki bu araştırma incelenip ileride yapılacak bilimsel veya bilimsel olmayan çalışmalarda kullanılması gerektiği yönünde öneride bulunulmuştur.

2.BÖLÜM
Popülarite bağlamındaki çalışmalar arasında konferansın ikinci bölümünde Televizyon, İnternet ve Akademik yayınlar önerileri konuşulmuştur. Nurten Altunbaş- Alpaslan televizyon aracılığıyla konuyla ilgili gerçekleştirilebilecek bir örnek sundu. Televizyon günümüzde halka ulaşmak için çok önemli bir araç. Bu çerçevede Tv kanallarında Lazlar hakkında bilgilendirici bir program dizisi önerisi kapsamında işlenecek konular önerdi. Bu kitlelerin Lazlar hakkında bilgilenmesi ve duyarlılılığın ve farkındalığın arttırması açısından önemli bir çalışma oluşturabilir. Bu program dizisleri ise bağımsız olarak diğer başka kanallarda, özellikle yörede yayın yapan kanallardada yayınlanabileceği sonucuna varıldı.
Akabinde Nurten Kurnaz internet (sosyal medya) üzerinden yürütülebilecek ve özellikle genç nesle hitap edebilecek somut dil teşvik projeleri önerilerinde bulundu. Günümüzde sosyal medya kullanımı, özellikle Türkiye'de artararak yaygınlaşmakta ve gündelik hayatta vaygeçilmez bir iletişim aracı oluşturmaktadır. Laz dili ve kültürel kimlik kavramları, örneğin yaratıcı video projeleriyle, derleme çalışmalarıyla ve yarışmalar sayesinde, sosyal medya kullanıcıların ilgisini çekmek mümkündür. Bu çalışmaların maliyeti düşük olmakla birlikte, aktif kişi sayısını arttırma özelliği taşır niteliktedir. Böylelikle farkındalık artmakta, Laz kültürüyle ilgilenenlerin sayısını artırmak mümkün olabilecektir. Almanya'da dil ve kimlik teşviki bu örneklerde sunulan projelerle yapıldığını ve  bunun Lazlar için de benzeri işlev görebileceğini belirtmiştir.Sosyal medya üzerinden yürütülecek dil teşvik ve duyarlılık projelerinin formatları ile ilgili Nurten Kurnaz ilgililere destek verecektir.
Mahir Yıldız sunumunda alanda yapılabilecek fikirlerini paylaşmıştır. Tarih bilincini artırmak için diğer akademik yapılabilecek çalışmalara dikkat çekmiştir. Lazona - Megrelya gezileri gerçekleştirilebilecek somut bir proje oluşturmaktadır. Resmi tarihte Lazların doğru şekilde temsil edilmediklerine dikkat çeken Mahir Yıldız, Lazların kendi tarihlerini yazma çabası içerisinde olmaları gerektiğini, bunun için mevcut kaynaklardan yararlanabileceğini ve aktivist ve araştırmacıların bu çalışmada paydaş olmaları gerektiğini dile getirmiştir. Bununla birlikte onlarca yabancı kaynak bulunduğunu, bunların Türkçe'ye çevrilmesi gerektiğine dikkat çekti. Bunun işin Almanya'dan birkaç aktivistin ilerleyen aylarda çaba sarfedebileceğini, önemli tarih, linguistik ve kültür içerikli bilimsel çalışmalarının kısmen Türkçeye çevrilebileceğini berlirtti.

3.BÖLÜM
Konferansın 3.bölümünde katılımcılarla 2013 yılında yapılabilecek aktiviteler tartışılmıştır.
Laz Dili ve Kültürü adına çalışma yapan dernek, aktivist ve araltırmacıarın farklı uzmanlık alanlarına sahip olduklarını göz önünde bulundurmakla birlikte, ancak koordineli bir çalışmayla olumlu sonuçular elde edilebileceğinin altını çizdi.
Seminerin sonunda yakında yapılabilecek proje ve etkinlikler üzerine konuşuldu.
Katılımcılarin arasindan dil ve kültür mücalelerinde edinilen dil ve üslubun üzerine düşünülmesi gerektiğini, kullanılan kavramların tartışılması ve fikir birliğinin oluşması gerektiğinin altını çizdi. Buna yönelik en kısa zamanda kavramlar seminerinin düzenlenmesini önerdi.
Bu tür seminerlerin mevcut festival ve etkinlik programlarına dahil edilmesi birçok ilgilinin katılımını kolaylaştıracaktır. Örneğin Hasan Uzunhasanoğlu’nun Ağustos ayında gerçekleşecek olan Fındıklı Platformu çerçevesinde bu tür bir organizasyon uygun olabilir.
Lazebura Uzmanlar konferansı dizisinin 3.ayağı memlekette ‘Lazca Eğitimi ve Alfabede eksiklikleri giderip olgunlaşma’ içerikli Ağustos sonu/Eylül başı bir konferansla devam etme önerisi ile bu 2.konferansımız bitti.  

Etkinlik ve içerikleriyle ilgili soru ve önerilerinizi burada paylaşabilirsiniz.

Nurten KURNAZ




Yorum Yaz
Sosyal Ağlarımız
  • Facebook
  • Twitter