Giriş yap все шаблоны для dle на сайте newtemplates.ru скачать
 
  • 00:28 – HOPA'DA FABRİKA KURULDU "halk üretiyor, halk işliyor, halk kazanıyor’." 
  • 17:07 – YÖREMİZE ÖZGÜ (Lazca) ARMUT FİDANI ÇEŞİTLERİ DİKİLDİ 
  • 19:23 – BATUM'DA POLİS İLE ÇATIŞTILAR 33 YARALI VAR 
  • 19:14 – 2017 AYDER FESTİVALİ NE ZAMAN YAPILACAK? İŞTE DETAYLAR 
  • 13:23 – LAZCA ÇANAKKALE TÜRKÜSÜ 
  • koltuk yikama


Alfabe Tartışmamız Sürüyor Kâmil Aksoylu: Sorun Sadece Şapkada Değil!

Alfabe Tartışmamız Sürüyor

Kâmil Aksoylu: Sorun Sadece Şapkada Değil!

 

Son zamanlarda sosyal paylaşım sitelerinde Laz alfabesinin yaygın kullanılması ile ilgili bir takım önerilerin olması Laz alfabesinin değişmesinden bahsediliyor.

Biz de Laz dili ve Kültürü ile ilgi kitap yazarlarından, sitemizde Laz dili ve kültürü ile ilgili yazıları olan Kâmil Aksoylu’ya Laz alfabesi ile ilgili düşüncelerini sorduk.
Ramazan K’lemurişi

R. K: Yeni alfabe ile ilgili tartışmalardan haberdar olduğunuzu düşünerek sizin de görüşlerinizi almak istedik.

 

K. A: Sosyal medyada bir-iki yazı ve birkaç kişinin tartışmasını gördüm. Ve gördüğüm kadarıyla tartışılan sistem yeni değil. Bilgisayarla ilk haşir-neşir olduğumuz dönemlerde Lazuri font yokken bu sistemi kullanıyorduk zaten. Bu yüzden yeni alfabe tabiriniz bence doğru değil.

R.K: Kullandığımız Lazoğlu alfabesini nasıl buluyorsunuz?


K.A: Öncelikle kitap yazan biri olarak alfabeden en çok ben dertli olduğumu söyleyeyim. İkincisi ben kitaplarımda Lazoğlu Alfabesi’ne  Gôichi Kojima’nın Lazcadaki fonem (ses) sayısına göre geliştirdiği üç harf (/gy/, /ky/ ve /ky’/ ) ekleyerek 38 harfli alfabeye Lazuri Font uyguladım ve kullandım.

 

Sorunuza gelince Lazoğlu Alfabesinde arkadaşların belirttiği yönde bir sorun yok. Ancak Gôichi Kojima'nın q ve ž harfleri ile ilgili yaptığı eleştiri ve getirdiği öneri ayrı bir konudur. Dikkate alınıp ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Sorun olan Mikrosoft’un veri tabanında olmayan Lazuri Font dediğimiz sistemdir. Herkes bilgisayarına Lazuri Font dediğimiz bu küçük sistemi indirmek zorunda. Sorun bunla da bitmiyor. Bu uygulama pratik yazmayı engellediği gibi günümüzde iyice yaygınlaşan sosyal paylaşım sitelerinde bu uygulama kullanılamıyor. Ancak klavyeye uygulanan küçük bir programla bu sorun da aşılmış durumda. Geriye pratiklik sorunu kalıyor ki bu da haklı bir gerekçedir.

 

R.K: İnternet ve bilgisayarlar Laz alfabesinin yaygın kullanılması açısından değiştirilmesi yönündeki tartışmayı nasıl buluyorsunuz?

 

K.A: Ben alfabede bir düzenleme yapılmasını yıllardır dillendiriyorum. En son geçen yıl yayımlanan Lazca Deyimler ve Atasözleri kitabımda da genişçe ele aldım.  Değiştirmek ileri bir adım olacaksa mutlaka iyidir. Fakat yeni diye önerilen bu yöntemi (alfabe değil çünkü) biliyoruz. Az önce belirttiğim gibi bilgisayarla yeni haşir neşir olduğumuz dönemlerde, yani Lazuri font henüz yokken bu (é= ts, w=tz, ü=kh, û=th vs) yöntemi kullanıyorduk. Şimdi geriye ta başa dönüş olur düşüncesindeyim. Değiştirmek ileri bir adım olmazsa hoş bir şey olacağını düşünmüyorum. 

Sorun sadece şapka mıdır?

R.K: Zamanla sorun kalmaz mı demek istiyorsunuz? Sizin önerileriniz nedir?

K.A: Sorun kalmaz demiyorum elbette ki. Demek istediğim mutlaka değiştirilecekse bu işlerin teknik yönü uzmanların dışında tartışılması sağlıklı olmaz. Dilbilimcileri ve bilişim sisteminde teknik donanıma sahip kişilerin ortak görüşü önemlidir. Çünkü ortaya çıkacak yöntem bilişim sistemiyle de yakından ilgilidir. Alfabe dediğimiz sistemi biz kendi iç tartışmalarımızla oluşturamayız. Oluşturursak da bu alfabe olmaz. Biz ancak şikâyet ve zorlukları bildirebiliriz. Önerilen bir şey varsa fikirlerimizi belirtebiliriz elbette. Ancak alfabe dille ilgili, sesle ilgili, sesin ağızdan çıkışıyla ilgili uzmanlık gerektiren bir konudur.  Örneğin birbirine yakın sesler birbirine yakın simgelerle gösterilir, dildeki mevcut sesler sıraya dizilir, transkripsiyon alfabesinden faydalanılır. Yani ben bu harfin üzerindeki şapkayı kaldırdım, şu harfin üzerine koydum veya şapka takmıyorum demekle olmaz. Hüner şapkada değil çünkü.

 

Bütün bu işleri tartışmak iyi hoş ve hatta yararlı da olabilir ama bu işi şekillendirecek olan uzmanlardır. Yoksa alfabe değil başka bir şeydir yaptığınız.

 

R.K: Siz uzman değilsiniz elbette ama kitaplar yazdınız. Lazcaya da hakim birisiniz. Sizin bu konuda hiç eleştiriniz ve önerileriniz yok mu? Sonuçta alfabeyi en çok kullanan ve zorlanan kitap yazanlar değil mi?

 

O zaman ben şöyle sıralayayım:

 

TT  Tartışma yöntemi:

En önemlisi, bu işleri tartışalım demek başka (herkesin görüşü alınmalı çünkü); biz böyle istiyoruz bize destek verin demek başka; dayatmak başkadır. Eğer tartışılacaksa elbette ki tartışılmalı. Ama dilbilimcilere gerek yok, biz bu işin üstesinden geliriz mantığı yanlıştır. İlle de değiştirilecekse somut veriler sunulmalı ki bu veriler değerlendirilip doğru karşılık bulsun.

 

Matbuat sorunu yapıp alfabe değiştirilmez. Alfabe yapma işi matbuatla uğraşanların işi değil. Kaldı ki matbu yönden sorun yok. Ben iki kitap yazdım matbuat sorunuyla karşılaşmadım. Hatta alfabe ve font sorunu var diye ısrar ettiğimde yayıncım bana şunu söyledi. İstersen kendin hiç kimsenin bilmediği bir alfabe oluştur onun basımında da sorun olmaz dedi. Ve ben üç yayınevi ile çalışıyorum, üçünde de Laz yok, Lazca bilen yok. Bunlar 20-30 yıl öncesinin sorunlarıdır. Bugün Türkiye’de bırakın Arap Alfabesi, Kiril Alfabesi, Gürcü Alfabesi, Japon, Çin Alfabesi adını bile duymadığımız diller ve işaretlerle kitaplar dergiler vs basılabiliyor. Bizde editöryal sorun var, bu ayrı bir konudur. Bunun için alfabe değiştirilmez.


Aynı şekilde enstitü gibi kurumların da böyle bir işi ve yetkisi olduğunu düşünmüyorum. Ancak böyle bir ihtiyaç varsa enstitü elbette ki bu işin öncülüğünü yapacaktır. Yapmalı da. Bu nasıl olur? Enstitü tarafsız olur. Uzmanlarla oluşturulan bir sistem varsa onu kamuoyuna tanıtıp, kamuoyuyla paylaşabilir. İşin tartışma aşamasında bir sistem dayatması yapmaz.   

 

2.   Şimdi de önerilen sistem için birkaç şey söylemek istiyorum.

Bu harflerle ne vurgu kalıyor, ne hece kalıyor. Neden mi? Aşağıda verdiğim örnekleri inceleyelim.

 

Yineliyorum, elbette ki hiç bir sorun yok diyemeyiz, demiyoruz da. Lazuri fontun sosyal medyada kullanılamaması ve pratik olmaması bir sorundur. Herkes haberdar olmasa da geliştirilen klavye programıyla sosyal medya sorunu aşılmıştır. Şu an pratiklikle ilgili sorun var. Ama önerilen bu sistemle pratiklik sorunu daha da artıyor. Efendim bir harf için iki kere tuşa basmak zor geliyormuş. İyi de önerilen sistemle fırlatmalı ünsüzleri yazarken her seferinde iki kere tuşa basmak gerekir. Ve bu yaklaşık 15 harfe tekâmül ediyor. Yani neredeyse alfabenin yarısı. Şu verdiğim kelime örnekleri incelenirse asıl sorun anlaşılmış olur. Önerilen sistemin okunuşu ve yazılışının hiç pratik olmayacağı bir yana ayrıca da cümleler sessiz harf yığınına dönüşüyor. Bazı kelimelerde 4 ad, 5 ad, 6 ad sessiz harf yan yana geliyor.

 

2.1. Khokhothaxums - üpüpûzxtms= Tokuşturarak kırıyor.

Yukarıdaki kelimde üç harf fazladan yazılacak.

2.2. Mthkhalepuna - mûüzleotnz= Dikenlik, dağlık.

Yukarıdaki kelimede harf fazlalığının yanında beş sessiz harf yan yana.

2.3. Memçhkhesheri - memöüeşeri= Öteberisi düzenli bir şekilde yerleşik olan.

Bu kelimde de üç harf fazlalığı var ve beş sessiz yan yanadır

2.4. Çhkhoni  - öüpni= Meşe ağacı.

Bu kısa kelimede de iki harf fazlalığı var.
2.5. Mthkhvalums  -
mûüvzltms= Yutkunuyor.

Beş sesli harf yan yana.

2.6. Phçhkhomat  - Ôöüpmzu Yiyelim

Altı sessiz harf yan yana, üç harf fazla.

Bu kelimeleri çoğaltabiliriz. Lazcada fırlatmalı sessizlerle kullanılan kelime bir hayli fazladır. Lazcanın Lazca olmasının özelliği de bu zaten.

Ayrıca bu kelimelerin okunuşu Lazcadaki sesi tam olarak karşılamaz. Bu da ayrı bir konu.

 

Ü harfi kaldırılıp yerine Q kullanılacak. Q harfi kaldırılıp yerine qh kullanılacak. Dünyadaki Q harfinin okunuşu kime sorarsanız sorun Ü sesi vermez.

Ç harfi ch oluyor, ş harfi sh oluyor. İngilizce gibi.

Ö harfi tc oluyor. Ö sesinin alfabetik sırası bile değişiyor. Bütün bunlara bakınca Lazcada en çok kullanılan on tane harf çift harf oluyor. /gy/, /ky/, /ky'/ gibi çift harfle yazılan sesleri de eklersek 13-15 tane olacak. Nerdeyse alfabenin yarısı çift harfle yazılıyor. Ve bu harflerle yazılan metinleri düşünün sessiz harf yığınına döner.  Ne vurgu kalır, ne hece kalır.

C. Alfabe öğretme sistemi

Bir önemli şey de okullarda alfabe öğretme sistemidir. Bizim zamanımızda "Tüme varma" metoduyla yapılırdı. Yani önce heceleme, kelime ve sonra cümleye geçilirdi.

Bugün uygulanan sistem "Tümden gelme sistemidir. Önce cümle, sonra kelime, sonra hece ve en son harf. Her iki sistemi de eleştirenler var fakat burada önemli olan şey heceleme sistemidir. İkisinin de yolu hecelemeden geçer. Yan yana gelecek 4 ad, 5 ad, 6 ad sessiz harfin hecelenmesi mümkün değil demeyelim ama çok zor.  Bu da öğrenme zorluğu demektir.

Sonuç olarak özgün Lazca Alfabe Lazca için bir duruştur. Ülkemizde konuşulan diğer dillerin alfabeleri yanında bir gerekliliktir diyorum. Bana göre bize en uygun alfabe Türkçede olduğu gibi yazıldığı gibi okunan, okunduğu gibi yazılan alfabedir. Okunması da yazılması da pratiktir. Ama bu görüşlerimde asla ısrarcı değilim. Dilbilimcileri karar versin diyorum. Karşı olduğum matbuat sorunu, klavye sorunu diye sessiz harf yığını oluşturmaya gerek yok. Matbuatta sorun olmadığı gibi klavye sorunu da aşılamayacak sorun değildir. Lazca uluslararası alana henüz girmedi. Daha dün bir, bugün iki. Yapılması gereken Mikrosoft veri tabanında Lazcanın dil olarak görülmesini sağlamak. Tek tuşla bu harflerin yazılması sağlanırsa sorun kalmaz düşüncesindeyim. Sorunumuz tekniktir yani. Hem yakın bir gelecekte klavye sorunu diye de bir şey kalmaz belki. Herkesin kendi sistemini uygulayabilecek  bir teknoloji neden gelişmesin ki? Son söz olarak sessiz harf yığını oluşturmaktansa Gîchi Kojima’nın kullandığı (‘) kesme işareti kullanmayı daha mantıklı buluyorum. Bu sistemi zaten herkes kullanıyor diye görüşlerimi belirtmiş olayım. 

 Kâmil Aksoylu

 

 




etiketler: Lazca Lazuri
Yorum Yaz
Sosyal Ağlarımız
  • Facebook
  • Twitter