Giriş yap все шаблоны для dle на сайте newtemplates.ru скачать
 
  • 00:28 – HOPA'DA FABRİKA KURULDU "halk üretiyor, halk işliyor, halk kazanıyor’." 
  • 17:07 – YÖREMİZE ÖZGÜ (Lazca) ARMUT FİDANI ÇEŞİTLERİ DİKİLDİ 
  • 19:23 – BATUM'DA POLİS İLE ÇATIŞTILAR 33 YARALI VAR 
  • 19:14 – 2017 AYDER FESTİVALİ NE ZAMAN YAPILACAK? İŞTE DETAYLAR 
  • 13:23 – LAZCA ÇANAKKALE TÜRKÜSÜ 
  • koltuk yikama


BİR MECİT AMCA VARDI‏

Takvimler 5 Temmuz 2014 Cumartesi gününü gösteriyordu. Birkaç gün evvel geçirdiğim ufak bir kaza sonucu evde istirahat ediyordum. Ayağımı burkmuştum ve şiş vaziyette idi, üzerine de fazla basamıyordum. Öğlen vakti idi. Telefonumu elime aldım ve şimdiler de en yaygın sosyal paylaşım sitesi olan facebook’u açtım. Birde ne göreyim. Büyük harflerle MECİT ÇAKIRUSTA YAŞAMINI YİTİRDİ yazıyordu. Boğazıma bir şey düğümlendi derler ya hani, işte aynen öyle oldu. Acı acı yutkundum. Ve ölüm gerçeği ile karşılaşan Mecit amca’nın aramızdan ayrıldığını bir türlü kabullenmiyordum. Bu acı haberi İrfan Çağatay Aleksişi ile de hemen o an paylaştım. İrfan Aleksişi’nin de şok olması ile üzüntüsü birbirine karışmıştı. Oğlu Uğur Çakırusta’yı aradım ve teyit ettim. Evet DUTXURİ PALİK’ARİ MECİT ÇAKIRUSTA vefat etmişti. Yalan dünyadan birde Mecit Amca geçip gitmişti. Ama her insanın arkasında bıraktığı bir şeyler vardır, işte Mecit amca da arkasında onu seven onlarca Laz gencini bırakıp, gitmişti.
Mecit Çakırusta’yı tam on iki yıl önce tanımıştım. Ve geçen bu on iki yıl içinde de onu her zaman ziyaret etmiştim. Hiçbir bayram yoktur ki, onu aramamış onunla bayramlaşmamış olayım.

Laz kökenli bir ailenin ferdi olduğumu yada gerçek manada bir Laz olduğumu öğrendiğim günlerde bana yardımcı olan ve çevre edinmemde bende büyük emeği olan bir isim var, Selma Koçiva. Bana Mecit amcayı ziyaret etmemi o söylemişti. Selma Koçiva, Almanya’dan bana bir mail atarak adresini telefonunu vermişti. Kendisini aradığımda çok memnun olmuştu ve beni davet etmişti. İstanbul Pendik’te Ankara Caddesinde Gezi Kıraathanesini işletiyordu. Civardaki ihtiyar Laz delikanlılarının uğrak yeri idi. Klasik bir kıraathane yada halk dili kahve işletiyordu Mecit amca. Onu ilk kez işyerinde ziyaret etmiştim. Daha ilk ziyaretimde ben henüz 18 yaşında idim. Ancak o bana bir arkadaşı, bir dostu yada bir evladı gibi ilgi alaka göstermişti. O ziyaretten sonra onu hiçbir zaman bırakmadım. Henüz yeni tanığım Laz gençlerini yanıma alır onu ziyarete giderdim. Çok mutlu olurdu, sevincinden içi içine sığmazdı. Hele ki onu her aradığımda bana mutluluk ifadelerini söylerken onu duymalıydınız. Ne kadar çok seviniyordu anlatamam.

Mecit Çakırusta, 1993 yılında başlayan Laz Kültür Hareketinin aktif isimlerindendi. İstanbul’da bir Laz vakfı kurma girişimde bulunan isimlerden birisiydi. Bir gazetecinin işgüzarlığı sonucu, İstanbul’da vakıf kurulmamış ve Mecit amca birkaç arkadaşı ile İzmit’te SİMA DOĞU KARADENİZLİLER HİZMET VAKFI’nı kurmuştu. Vakfın her derdi ile dertlendirdi. Hiçbir etkinliğini kaçırmazdı. Hatta 2009 yılında Seka Parkındaki piknikte üzerimizde kuru iplik kalmayacak kadar ıslanmıştık.

Bir yerde Laz dili ve kültürü ile ilgili bir çalışma mı var, Mecit Çakırusta mutlaka orada olurdu. Bir kitap mı basılmış, Mecit amca mutlaka alırdı. Doğup büyüdüğü köyü Dutxe’de anadili olarak öğrendiği ve konuştuğu Lazca’ya, içinden geldiği Laz halkına ve bir ömür yaşadığı Laz kültürüne sırılsıklam aşıktı. Bu aşkı ile ruhunu teslim ettiğinden de zerre şüphe duymuyorum.

Ogni – Mjora – Sima – Skani Nena – Tutaste gibi dergilerin hemen hemn hepsinde Mecit amcanın birkaç yazısını görebilirsiniz. Laz aydınlarının kitaplarının teşekkür sayfasında ismini görebilirsiniz. Sima Vakfı haricinde kurulan, Laz Kültür Derneği – Laz Enstitüsü – Lazika Yayın Kollektifi - Ağani Murutsxi gazetesi gibi kurumsal tüm çatıların altında onu görmeniz mümkündü. İsmini saydığım bu kurumların hiçbir etkinliğini kaçırmamaya azami özen gösterir ve bir çok fotoğraf karesinde de yer alması istenirdi.

Yılarca Lazca üzerine çalışmalar yaptı. Evinde kendisi ziyaret ettiğimde bana fiil çekimlerini ve diğer çalışmalarını göstermişti. Bir kütüphane baştan sona dolu idi. Yaşı 80’in üstünde idi ama azimli bir Laz

beyefendisi idi. Mecit amca 80 küsur yaşında bilgisayar kullanmayı öğrendi ve çalışmalarını elektronik ortama aktardı. Bu çalışmalarını Lazika Yayın Kollektifinin kurucularından aynı zamanda da 93 yılındaki Laz Kültür Hareketinin de önde gelen ismi İsmail Avcı Bucaklişi ile paylaştı. Lazika Yayın Kollektifi Mecit Amca’nın ilk ve tek kitabı DUTXURİ PALİK’ARİ’yi, böylece neşretmiş oldu.

Laz dili ve kültürü çalışmalarının tam merkezindeydi. Ve ne zaman bu konular açılsa, Arhavili Merhum işadamı Ali Rıza Çarmıklı ile olan anılarını anlatırdı. Ardından daha sonra Gürcistan’a yerleşerek 3ate Ba3’aşi ismini alan MEHMET KAZANCİOĞLİ ile anılarını anlatırdı.

İstanbul’un eğlence dünyasında bir dönem meşhur olan Tokatlıyan’da çalıştığını, İşçi sendikaları kurduğunu ve Türkiye İşçi Partisi kurucusu olduğunu da anlatırdı.

Mecit amcayı kaç kez ziyaret ettim, kaç kez bir araya geldik sayısını bilemiyorum. Ancak bizlere olan teveccühü ilgi alakası anlatılamaz. Misafir etmenin bütün inceliklerini ziyadesi ile bilirdi.

2003 yılında Selma Koçiva ve Mecit Çakırusta ile trene binerek İzmit Derbent’e gitmiştik. Bizi orada Yılmaz Avcı karşılamış ve bizi merhum M.Recai Özgün’ün evine götürmüştü. O gün Mecit Amca, Recai amca ve Yılmaz amca’nın birbirlerine tatlı tatlı latife yaparak sataşmalarını görmeliydiniz. Bir yandan birbirlerine sataşıyorlar bir yandan da Laz kültürünün ve Lazca’nın zenginliklerinden bahsediyorlardı. Mecit amca bir ara söz alarak; "Yahu Lazca’da 500.000 kelime var” diyince, Yılmaz Avcı; "Mecit abi iyi attın o kadar kelime nasıl var ya? Diye karşılık verince Mecit amca hiç duraksamadan; "İnanmıyorsan say Yılmaz bey” demişti. Sonra konu döndü dolaştı Lazca’da Q harfi var mı yok mu ya geldi. Yılmaz Avcı; "Hopa hariç tüm kazalar bu sesi yok etti” dedi. Dedi demesine ama Mecit Amca bu hemen verdi cevabı, "Yılmaz bey ne malum sizin uydurmadığınız”. Bu sohbet bu muhabbet birde Recai Amca’nın espiritüel kişiliği ile kattığı ahengi yaşamalıydınız.

2010 yılında oğlu Uğur Çakırusta beni aramıştı. Mecit amcanın rahatsızlanıp hastaneye kaldırıldığını söylemişti. Ufak bir operasyon geçirmişti. Mecit amcanın köyünden arkadaşım Ahmet Çukur ile birlikte kendisini hastanede ziyaret ettik. Oğlu Şakir Çakırusta yanında idi. Biz her ne kadar kendisine sus kendini yorma desekte o bize; "gençler kültürümüzün ve dilimizin yok olmasına asla izin vermeyeceğiz” diyordu. Hasta yatağında bize Lazca’nın önemini anlatmaya çalışıyordu. Neyse çok şükür Mecit amca o zaman sağ salim aramıza taburcu olmuştu.

2013 yılının şubat ayında Gürcistan’dan gelen GRUP ŞURİMŞİNE ile Kaçkar Tv’de benim sunacağım bir programımız vardı. O gün Sima Vakfı bizi yalnız bırakmamıştı. Vecdi Cihangir – Yılmaz Avcı – Ahmet Deniz ve tabi ki Mecit Çakırusta. Hepsi orada idi. Mecit amcanın içi içine sığmıyordu. İlk defa canlı yayında korkusuzca Lazca konuşmanın keyfini yaşıyordu belki de. Beni o zaman yalnız bırakmadığı için kendisine defalarca teşekkür ettiğimde boynuma sarılarak; "Seninle gurur duyuyorum Mustafaşkimi, senin gibi gençlerimiz oldukça bu dil ve kültür asla yok olmayacak, seni tebrik ediyorum. Mükemmel bir program oldu” demişti.

Türkiye’nin ilk Lazca gazetesi olan AĞANİ MURUTSXİ için bir grup Laz genci İrfan Çağatay Aleksişi öncülüğünde kolları sıvamış ve gazeteyi çıkarmıştık. İlk sayıyı Mecit Amcaya götürdüğümüzde yüzündeki mutluluk görülmeye değerdi. "Bugünleri de gördüm ya benden mutlusu yok” diyor, İrfan Aleksişi’yi ve beni tebrik ediyordu. Yanımızda bir miktar gazete vardı. O dakika hepsini aldı. Kendisine 3-5 tane gazete bıraktı ve bizi peşine taktı. 2 saate yakın Pendik çarşısını alt üst ettik. Az önce bizden aldığı gazeteleri , Pendik çarşısındaki Laz esnafa satıyor ve parasını da bize takdim ediyordu.

Gazete için birkaç çekim yapmak için kendisini İrfan Çağatay Aleksişi ile ziyaret etmek istediğimizi söyleyince büyük memnuiyet duymuş ve bizi evine davet etmişti. Kendisi ile yaklaşık 4-5 saat muhabbet ettik, çekimler yaptık. Bütün bunlardan büyük bir mutluluk duyuyordu. Mecit amca her seferinde bize; "sizi çok seviyorum çocuklar, harikasınız. Sizinle gurur duyuyorum, gençlerimiz dilimize kültürümüze sahip çıkıyor bundan büyük mutluluk yok benim için” diyordu.

2014 Mayıs ayında rahatsızlanmış ve hastaneye kaldırılmıştı. Aynı tarihlerde babamda ameliyat olduğu için kendisini hastane de ziyaret etmedim. Vefatından iki hafta kadar önce İrfan Çağatay Aleksişi ile evinde ziyaret ettik. Nefes almakta güçlük çekiyordu ama yinede bizlerle konuşmadan edemiyordu. Ben yine bir ümit, onun iyileşeceğine inanıyordum. Fakat böyle olmadı. Son günlerini de yine ev-hastane arasında geçiriyordu.

Mecit amca geceyi hastanede geçirmiş, eve gelmişler. Küçük oğlu Uğur Çakırusta hastanede unuttuğu bir şeyi almak için giderken, ağabeyi Şakir Çakırusta’nın telefonu ile eve dönmüş ve Mecit amca hastaneye gitmeden vefat etmiş.

6 Temmuz 2014 Pazar günü ayağımın şişkinliğine acısına aldırmadan İrfan Çağatay Aleksişi ile Pendik merkez camiine Mecit Amcayı son yolculuğuna uğurlamaya gittik. Laz dili ve kültürüne emek vermiş bir çok isim orada idi. Akrabaları, oğulları, torunları, köylüleri ve arkadaşları onu uğurlamak için gelmişlerdi. İmamın nasıl bilirdiniz sorusunda İYİ BİLİRDİK, hakkını helal eder misiniz sorusuna HELAL OLSUN diye cevap verilirken herkesin sesi biraz daha fazla çıkmıştı.

Dün dostlarının yanında onlarla gülüp eğlenen Mecit Çakırusta, o gün omuzlarımızda doğup büyüdüğü köyü Dutxe’de defnedilmek üzere İstanbul’dan son yolculuğuna uğurlanmıştı.

Mecit amcayı 90 küsur senelik ömrünün son 12 senesinde tanıdım. O son 12 sene içerisinde de benim için gök kubede hoş bir sâdâ bırakıp gitti.

Laz dili ve kültürünün değerli emekçilerinden Merhum Recai Özgün’ün dediği gibi;

Saçımızın rengini yıllara vere vere

Geldik sessiz sedasız başladığımız yere

Allah rahmet eylesin, Mecit amca. Seni hiçbir zaman unutmayacak ve aziz hatıranı büyük bir hassasiyetle yaşatırken, Laz dili ve kültürüne de aynı aşk ve şevkle hizmet etmeye devam edeceğiz.

Mustafa Bayındır Aliişi…..



Yorum Yaz
Sosyal Ağlarımız
  • Facebook
  • Twitter