Giriş yap все шаблоны для dle на сайте newtemplates.ru скачать
 
  • 00:28 – HOPA'DA FABRİKA KURULDU "halk üretiyor, halk işliyor, halk kazanıyor’." 
  • 17:07 – YÖREMİZE ÖZGÜ (Lazca) ARMUT FİDANI ÇEŞİTLERİ DİKİLDİ 
  • 19:23 – BATUM'DA POLİS İLE ÇATIŞTILAR 33 YARALI VAR 
  • 19:14 – 2017 AYDER FESTİVALİ NE ZAMAN YAPILACAK? İŞTE DETAYLAR 
  • 13:23 – LAZCA ÇANAKKALE TÜRKÜSÜ 
  • koltuk yikama


Hastalıklarını bilemeden öldüler. İlginç Laz Mezarları

Hastalıklarını bilemeden öldüler. İlginç Laz Mezarları
Ramazan Kosanoğlu KLEMURİSHİ

İnsan hayatında önemli olaylar vardır. Doğumdan başlayan insan hayatı, evlilik, çocuk sahibi olmak, erkekler için sünnet, askerlik ve diğer önemli günler en çok bilinenlerdendir. Bu bütün güzelliklere sahip olanlar için ölüm kaçınılmazdır ve hepsini kaybettiğiniz gün öldüğünüz gündür. Bu önem itibari ile ölüm keyfimizi kaçıran, hiç aklımızıa getirmediğimiz hadisedir.
Ölüm olayı her toplumda, inanışta, dinde, kültürde, etnik kavimlerde farklılık gösterebiliyor.

Ben konumuz alan Lazların ölümü ve sonrasına değinmeye çalışacağım.
Binlerce yıldır atalarının kendiler aktardıkları zengin dil ve kültüre sahip olan Lazlar, şiirler, imace kültürü, birlik olma ve hangi dine mensup olurlarsa olsunlar kendilerine has kültürlerini günümüzde de taşamaktadırlar. Ölüm hadisesinde de diğer kültürlerden daha farklıdır. Bu Laz ritüelleri bir kaç başlıkta toplamaya çalışayım.


ÖLÜM SEBEPLERİ VE DERMAN ARAMAK
ÖLÜM DÖŞEĞİNDİKİ İNSAN VE ÇEVRESİNDEKİLER
ÖLÜ EVİ VE RİTÜELLERİ
ÖLÜ DEFİN VE MEZARLIKLAR


ÖLÜM SBEPLERİ VE DERMAN ARAMAK
Bu konu başlığı kırsal bölgelerde varlığını sürdürmüş Lazlar sağlık yönünden diğer kırsal bölgelerde yaşayanlar gibi bu nimetten hiç bir zaman yararlanamadılar. En yakın hastaneye   insan sırtında 8-10 saatlik mesafe idiler. Yolu olmayan, dolayısı ile araçta olmayan, dere kıyılarını kendilerine yol kılan Laz halkı bu yolla hastaneye gitmeye çalışıyorlardı. Gümünüzde yaşayan hemen hemen her yaşlı insan için geçmişte hastalanıp hastaneye gitmek hayal bile değildi. Nice insanlar hastaneye varamadan insan sırtında canlarını Allah'a teslim ettiler. Çoğu insan yakınlarının hangi hastalıktan öldüğünü bilmezdi. hepsinin ortak bir adı vardı "ecel" . Ulaşım zorluğunu anlatmak için belkide yaşanmış bir hadiseyi anlatmak gerekir.

"t'ifi" denen yaşlı bir kadının çocuk yaştaki torununu göz göre göre  nasıl yitidiğini şöyle anlatıyor.
"1952 yılnda evin ihtiyaçlarını gidermek için  Ardeşen ve Pazar ilçelerine gitmek için  yola çıktılar.
T'ifili'nin torunu genç kız anne annesinin yanında ilçeye gitmeye ikna eder. Peşine takılır. Tam yolu yarılamışlardı ki; "Nğemi 3'ari" (şimdi bakoz yakınları) denen yerde genç torun  dere kenarındaki  kaygan taşa basıp dereye düşer. Genç kız o anda suya kapılır. O gurupta bulunanlardan yizme bilenler genç kızın arkasından dereye atlasarda kurtaramazlar. Genç kızın cansiz bedeni
Ardeşen yakınlarında çayın kenarına vurana kadar aramaya devam ettiler. Çileli yolda biri daha hayatı kaybetmişti.
Bu denli zorluklar çekti Lazlar. Mekaleskirit köyünde bu yolun çilesi atasözü halinde günümüzde de söylenmektedir. "ena Timisvati cegolumcasen!" (tTimisvat köyünde üzerine akşam çöksün)  En yakın merkeze gitmek için yola çıkan birinin geç kalması, eve o gece gelememesi, dönüş yolunda bu köyde akşam olmasını anlatır. Bu söz günümüze kadar beddua olarak  gelmiştir. Ne Allah belanı versin, ne kötü bir söz  nede başka bir şey; Timisvat köyünde akşam olup ta eve gelemeyesin yeterli idi beddua için.


ÖLÜM DÖŞEĞİNDEKİ İNSAN
Yukarıdaki ulaşım sorunlarınn bir uzantısı olarak, belkide basit bir hastalık için  ömürlerini yataklarda hasta geçirmek zorunda kalmışlardır. Hastalıklarının  ne olduğu bilmeyen nice insanlar yıllarca hasta yatağında ömürlerini bitirmişlerdir. Laz kültüründeki kadının yeri bu süreçte ortaya çıkmaktadır. Laz kadını hiç bıkmadan, üşenmeden, şikayet etmeden bir ibadet gibi hastalarına bakıyorlardı. Hastasına bakmayan  ilgilenmeyenler toplum tarafından  dışlanıyordu.

 

ÖLÜ EVİ VE RİTÜELLERİ

Lazların ölü evinde üç gün yemek pişmezdi. Ölü evinde yemek pişirmek, normal hayata devam etmek ayıp sayılırdı.
Taziyeye gelenler uzak yada yakın yemek yemeden evlerine dönerlerdi.
Üç gün boyunca ölü evindekilere komşuları yemek  getirirlerdi.
Bu ritüel dayanışma, hemhal olma, sıkıntı paylaşmak demekti.
Yemek yememe sebepleri acılarını paylaşmaktı.
Komşusu, yakını, köylüsü, uzak yada yakın akrabası böylesine acılar çekerken, kendisi tok kalmak istemez, kendisi de az da olsa aç kalarak acı çektiğini ölü yakınlarına anlatmak adına yemez, içmezlerdi.

Ölü o dönemde ahşap evin "3'alemona" denilen, evin ortasında bulunan antre oda karışımı bir yerde bekletirlerdi defnedilene kadar.
Ölü evde bekletilirken gece yada gündür başında en az bir kişi mutlaka beklerdi. Tahta evlerinde irili ufaklı hayvanların zararlarından meftayı korumak için tavandan balık ağı (saçma) asarlardı. Çevresini saracak şekilde üzeri  bu ağ ile kapatırlardı. Kuvvetle muhtemel öğle Namazından sonra defnedilinceye kadar bu şekilde bekletilirdi.
Uzak yada yakın kim haber alırsa muhakkak namaza gelirler, ölü yakınlarının acılarını paylaşırladı. Kadınlar ölü evinde sırayla söz alırlar, duygularını ahenkli, şarkımsı, şiirimsi sözlerle ifade eder acılarını paylaşırlardı. Bunun adı Lazcada  "ok'or3xu" denilir. Ok'or3xu başka toplumlarda benim görmediğim bir acı paylaşma şeklidir. Ok'or3xu herkes tarafından yapılamayan bir nevi şiir, şarkı, türkü, ağıt ve daha içinde bir çok edebi unsur bulanan bir ritüeldir.  Ne yazık ki günümüzde bu ve benzer bir çok geleneği kaybettik, kaybetmek üzereyiz. Daha önceki yazımda da nesiller arasındaki dilin dejenerasyonuna değinmiştim. Bu makaleme de buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.


ÖLÜ DEFİN VE MEZARLIKLAR

Her mahallede mezar kazmasını bilen, "mesvarapu" denen mezarın içine konulan kalasları hazırlayan, ölü bayan ise komşulardan yıkayacak biri daima bulunurdu. Aniden genç yaşta ölmediyse ölmeden önce nereye gömüleceğini vasiyet ederlerdi.. Hayatları boyunca topraktan karnını doyuran Lazlar, ölürken de   gömülecek yeri kendileri seçmekteydiler.
2012 yılına kadar Laz köylerinde ne imar ne de tapu-kadastronun varlıklarını görmediler. Günümüzde bile Laz köyleri başta olmak üzere hiç bir yerin planlanmış mezarlıkları bulunmamaktadır. Günümüzde hâlâ    bu uygulama devame tmektedir.
Bu uygulama sonucunda mahalle aralarında hatta mahalle içi evlerin aralarında kalan mezarlıklar vardır. Evet yanlış okumadınız Evlerin arasında kalan mezarlıklar. BU makale için bir kaç köyü ziyaret ettim. Ardeşen ilçesinde mezarlık olmadığını, onlar da  çay, mısır bahçelerine gömüldüklerini gördüm. Diğer ilçeler bunlardan  farksız değil açıkcası.
En ilginç olanına ise Rize/Çamlıhemşin Mekaleskirit köyünde gördüm. Bu köyün merkez dahil evlerin arasında kalan    mezarlıklar var. Köylüler bu duruma öyle alıştılar ki; evlerinin arasındaki  mezarlıkların çoğu zaman farkına bile varmıyorlar. Bu mezarları sizler için görüntüledim. Bütün bu güzelliklerimizi, acı günlerinde bile en edebi duygularını ortaya çıkaran, binlerce yıllık tarihimiz ve kültürümüzün yok olmasına engel olmamız gerekir. Biz buyuz diliniz ve kültürünüz varsa diğerlerinden farklısınız. Bu farklılıklarımıza, zenginliklerimize sahip çıkalım.

 

 

 


www.lazca.org

 





Yorum Yaz
Sosyal Ağlarımız
  • Facebook
  • Twitter